Geleneksel Türk Güreşinin Sivas’taki Yeri
Güreş, Türk kültüründe yiğitliğin ve gücün simgesi olarak yüzyıllardır varlığını sürdürür. Düğünlerden şenliklere, harman yerlerinden çayırlara kadar her ortamda güreş bir şölen unsuru olmuştur. Sivas ise bu geleneğin en güçlü yaşandığı şehirlerden biridir. 20. yüzyılın başlarında Sivas’ın en unutulmaz isimlerinden biri, Sicimoğlu Halil Pehlivan’dır.
Halil Pehlivan’ın Kökeni
- 1889 yılında Yıldızeli’nin Yücebaca köyünde doğdu.
- Babası Celal de ünlü bir pehlivandı. Gücü dillere destan olduğu için “Sicimci” lakabıyla anılırdı.
- Halil, babasının teşvikiyle genç yaşta güreşe başladı ve kısa sürede köy düğünlerinde ün kazandı.
- Babasının lakabından türeyen “Sicimoğlu” adıyla tanındı.
-
Savaş Yılları ve Esaret
1914’te başlayan 1. Dünya Savaşı Halil’in hayatını değiştirdi.
- Doğu Cephesi’nde Allahuekber Dağları’nda Ruslara karşı savaşırken gösterdiği kahramanlıklarla anıldı.
- Birliğin teslim olmasıyla Rusya’ya esir düştü.
- Esir kampında Çariçe’nin isteğiyle Rus pehlivanlarla güreşti. Halil, tüm karşılaşmalarda rakiplerini yendi ve Türk tutsakların gururu oldu.
- Çariçe, Halil’e kendisiyle kalmasını teklif etti, ancak Halil arkadaşlarını bırakmayı reddetti.
-
Sivas’a Dönüş ve Güreş Şölenleri
Esaretten döndükten sonra Halil Pehlivan, Sivas ve çevresinde güreşlerin baş konuğu oldu.
- Tokat, Yozgat, Amasya, Samsun gibi illerde güreşerek ününü genişletti.
- Taşhan Çarşısı’nda yapılan güreşler halk için büyük şölenlere dönüştü.
- Mihrali Bey’in himayesinde güreşlere katıldı, uzak illerden gelen ünlü pehlivanlarla karşılaştı.
- Kastamonu’dan Eyüp Pehlivan ve İstanbul’dan Ethem Pehlivan gibi dönemin güçlü isimlerini mağlup etti.
-
Fiziksel Gücü ve Peşrevleri
Halil Pehlivan’ın gücü halk arasında efsaneleşmişti:
- İki metreye yakın boyu, iri kemikli yapısı ve kaslı vücudu vardı.
- Peşrev sırasında vücudu genişler, tüyleri diken diken olur, halk onu “boğa gibi güçlü” diye tanımlardı.
- Değirmen taşlarını kaldırması, onlarca gencin çekmesine rağmen yerinden oynatılamaması gibi hikâyeler halk arasında anlatılırdı.