“Haber Peşinde Bir Ömür: Şehit Gazeteci İsmail Güneş Unutulmuyor”
2003 yılında Sivas Anadolu Gazetesi’nde haber muhabiri olarak Sivas yerel basınında çalıştığım dönemlerde tanımıştım İsmail Güneş’i. Sivas İHA Haber Ajansı’nda, küçük ama içi buram buram haber kokan, fotoğraf makineleriyle dolu, bürosunda tanışmıştık ,kapıyı çalıp kendisine gönderilen bir dijital fotoğraf makinesini vermiştim. Bana bakıp, “Emin misin gardaş bu mesleğe girmeye?” diye sormuştu gülerek.
Onunla o dönem birkaç kez habere, toplantıya ve etkinliğe katılma fırsatım oldu. Sağlık sektöründe işe başladığım yıllara denk gelen vefatında, görev yaptığım Sivas Numune Hastanesi’nde kendisini uğurlamıştık. İletişim Lisesi’nin genç gazeteci adayları ve Sivas basınının kıymetli gazetecileriyle birlikte omuzlarımızda ebediyete yolcu etmiştik.
İsmail Güneş, mesleğine bu kadar tutkulu bir adam görmek zordur denilecek kadar farklıydı. Bitmeyen bir enerjisi vardı; her yerde o vardı. Belki de aramızda olsaydı, çok farklı bir yerde görebileceğimiz, Sivas basınının, hatta Türk basın dünyasının önemli gazete ve haber merkezlerinde adından söz ettirecek, önemli görevlerde bulunabilecek kapasiteye sahip, çekirdekten yetişme bir gazeteci abimizdi.
Sosyal medyada gördüğüm, kıymetli eşi Yasemin Hanımefendi’nin paylaşımı ise gerçekten insanın içini acıtacak nitelikteydi. Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerle haber takibi yaparken helikopter kazasında şehit düşen İsmail Güneş’in kıymetli eşi Yasemin Güneş’in paylaşımı:
“1 Nisan 2009
Diz boyu garibanlık. Hem anan hem baban yoktu.
Yaşarken de tek başına mücadele ettin,
Yardım isterken de tek başınaydın.
Herkesin cenazesi bulundu, defnedildi.
Ama sen yine tek başına kaldın.
Cenazen bile herkesten 117 saat sonra tek başına bulundu.
Tek başına defnedildin.
Şimdi yine tek başına kaldın…
O gün yardım çığlığına kimse kulak asmadı. Bugün de kimse katılmıyor programına.
Sorsak herkesin kulağında sesin…
Bir gazetecinin hikâyesi işte; cebinde 7,5 TL ile haber peşinde koşarken.”
SAYFA EDİTÖRÜ: MAHMUT ERDOĞAN