Tarlada Marul Hayvana Yem Oldu: Üreticinin “Pahalı Yiyorsunuz” İsyanı
MERSİN tarsus kulak köyü videoda görünen görünütülerde marul fiyatının aşırı düşüklüğünden dert yanan vatandaş marulların satılamadığını ve keçilere yedirildiğini anlatıyor
Türkiye’de mutfak enflasyonunun en istikrarsız kalemlerinden biri olan sebze fiyatları, bu kez marul üzerinden büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. Market raflarında yanına yaklaşılamayan marulun, tarlada alıcı bulamadığı için hayvanlara yem edilmesi, tarım ekonomisindeki çarpıklığı bir kez daha gözler önüne serdi.
“Siz Pahalıya Yiyorsunuz, Biz Satamadık”
Sosyal medyada ve yerel basında geniş yankı uyandıran bir kadın üreticinin açıklamaları, aslında sistemin nasıl tıkandığının özeti niteliğinde. Üreticinin, “Siz şehirde pahalıya yiyorsunuz ama biz burada malımızı satamadık” diyerek dile getirdiği isyan, sadece bir sitem değil; aynı zamanda ekonomik bir paradoksun ilanı.
Tarlada kalan marullar, çürümesin diye çobanlara ve hayvan sahiplerine ücretsiz ya da sembolik rakamlarla veriliyor. Üreticinin binbir emekle, gübreyle ve suyla yetiştirdiği ürünün sofraya değil de ağıla gitmesi, çiftçinin cebinde büyük bir delik açıyor. Hayvanların beslenmesine katkı sağlasa da bu durum çiftçi için sürdürülebilir bir kazanç kapısı değil, aksine bir “zararı hafifletme” çabası.
Fiyat Uçurumunun Arkasındaki Gerçekler
Peki, tarlada bedava olan ürün markette neden el yakıyor? Tarım uzmanları ve sektör temsilcileri bu durumu birkaç temel nedene bağlıyor:
-
Lojistik ve Akaryakıt Maliyetleri: Tarladan çıkan ürünün şehre ulaşana kadar yakılan yakıt, otoyol ücretleri ve kamyoncu esnafının maliyetleri, ürün fiyatının üzerine biniyor.
-
Aracı ve Hal Zinciri: Ürün el değiştirdikçe her aşamada komisyon ve kar payları ekleniyor.
-
Depolama ve Kayıp Oranı: Marul gibi çabuk bozulan ürünlerin raf ömrü kısadır. Nakliye sırasındaki fireler, kalan ürünün fiyatına yansıtılıyor.
-
Market Politikaları: Özellikle zincir marketlerin yüksek kar marjları, tarladaki düşük fiyatın tüketiciye yansımasını engelliyor.
Küçük Çiftçi Üretimden Kopuyor mu?
Üretim maliyetlerinin (gübre, tohum, ilaç, elektrik) her geçen gün katlandığı bir dönemde, ürününü satamayan çiftçi borç batağına sürükleniyor. Küçük aile işletmeleri, bu ekonomik çıkmazdan kurtulamazsa bir sonraki ekim döneminde tarlayı boş bırakma riskiyle karşı karşıya. Bu durum, önümüzdeki yıllarda arzın daha da azalmasına ve fiyatların daha çok yükselmesine neden olabilir.
Bu tablo, Türkiye’de tarım politikalarının ve fiyat istikrarının yeniden masaya yatırılması gerektiğini kanıtlıyor. Kooperatifleşmenin desteklenmesi, lojistik maliyetlerin sübvanse edilmesi ve tarladan sofraya olan zincirin denetlenmesi, hem çiftçiyi hem de tüketiciyi koruyacak tek yoldur.
video instagram linki: https://www.instagram.com/p/DW4u_obgsXI/?hl=tr
