TARİHİN VE KÜLTÜRÜN KAVŞAK NOKTASI: ANADOLU’NUN KALBİ SİVAS VE BİLİNMEYEN GEÇMİŞİ!

0
WhatsApp Image 2026-05-19 at 01.12.16

Neolitik Çağ’dan Cumhuriyet’e: Çağlar Boyu Sivas’ın Tarih Yolculuğu

Sivas’ın köklü tarihi, bilinenin aksine çok daha eskilere, M.Ö. 8000’li yıllara yani Neolitik Çağ’a kadar uzanmaktadır. Tarih boyunca Hititler, Frigler, Persler ve Romalılar gibi pek çok kadim medeniyete ev sahipliği yapmış olan bu eşsiz şehir, Türk milleti için de sarsılmaz bir öneme sahiptir. Sivas, özellikle 4 Eylül 1919’da toplanan ve ulusal bağımsızlık mücadelesinin rotasını çizen Sivas Kongresi ile modern Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı en önemli merkez olmuştur.


Antik Çağlar’dan Osmanlı’ya: “Sebaste”den Sivas’a Uzanan Hükümranlık

Sivas topraklarında ilk büyük bölge hakimiyeti Hititlerle başlamış; ardından şehir sırasıyla Kimmerler, Medler, Persler ve Büyük İskender’in egemenliği altına girmiştir. Roma İmparatorluğu döneminde stratejik bir eyalet merkezi haline gelen kent için dikkat çeken bir rivayet de mevcuttur. Zamanın kraliçesi tarafından Roma Kralı Augustus’a atfen şehre verilen ve “saygıdeğer, yüce” anlamına gelen “Sebaste” isminin, yüzyıllar içinde dilden dile değişerek bugünkü “Sivas” ismine dönüştüğü kabul edilir. 1071 Malazgirt Zaferi’nin ardından Anadolu’nun kapılarının Türklere açılmasıyla şehir; Danişmendliler, Türkiye Selçukluları, İlhanlılar ve Eratna Beyliği tarafından yönetilmiştir. Takvimler 1398 yılını gösterdiğinde ise Sultan Yıldırım Bayezid döneminde Osmanlı topraklarına katılarak imparatorluğun önemli bir merkezi olmuştur.


Geçmişin Taşlara Kazınmış İzleri: Sivas’ta Mutlaka Görülmesi Gereken Şaheserler

Sivas, bağrında barındırdığı zengin medeniyetlerin izlerini günümüze kadar büyük bir gururla taşımıştır. Kent meydanını açık hava müzesine çeviren ve bugün mutlaka görülmesi gereken başlıca simge yapılar şunlardır:

  • Çifte Minareli Medrese: 1271 yılında İlhanlılar döneminde inşa edilmiş olan bu şaheser, heybetli ve göz alıcı taç kapısıyla zamana meydan okumaktadır.

  • Buruciye Medresesi: Anadolu’da mimari simetri açısından en kusursuz ve eksiksiz yapılardan biri olarak kabul edilir.

  • Gök Medrese: Yine 1271 yılında Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından yaptırılan bu yapı, Türk-İslam sanatındaki taş işçiliğinin en nadide şaheserlerinden biridir.

  • Sivas Ulu Camii: Danişmendliler döneminden (12. yüzyıl) günümüze miras kalan bu kadim yapı, içerisindeki 50 adet tarihi ahşap sütunuyla dikkat çeken, şehrin en eski ve en büyüleyici ibadethanelerindendir.

 

EDİTÖR:MAHMUT ERDOĞAN

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir