Sivas’ta Sağanak ve Fırtına Tarımı Vurdu: 70 Dönümlük Emek Yeşilken Biçilecek
Anadolu’nun en önemli tarım merkezlerinden biri olan Sivas, son dönemde meteorolojik açıdan oldukça zorlu ve alışılmadık bir süreçten geçiyor. Kızılırmak havzası başta olmak üzere kent genelinde etkili olan aşırı sağanak yağışlar ve şiddetli rüzgarlar, günlük yaşamı olumsuz etkilemenin ötesine geçerek bölge ekonomisinin can damarı olan tarım arazilerinde geri dönülmesi zor zararlara yol açtı. Mevsim normallerinin dışına çıkan hava olayları, aylardır tarlalarında ter döken çiftçileri büyük bir ekonomik kayıpla karşı karşıya bıraktı.
Bölgede uzun yıllardır görülmemiş sertlikte yaşanan bu hava muhalefeti, özellikle tahıl üretimi yapan üreticileri vurdu. Kızılırmak’ın taşma noktasına geldiği havzada, yüzlerce dönüm ekili arazi sular altında kaldı. Doğanın bu sert yüzüyle karşılaşan arpa, buğday ve yulaf üreticileri, büyük umutlarla başladıkları sezonda hasat vaktini göremeden tarlalarına girmek zorunda kaldı. Toprağın aşırı suya doyması ve ardından gelen fırtına, olgunlaşma aşamasındaki ekinlerin boynunu büktü.
“Bir Saat Güneş Açıyor, Bir Saat Sonra Sel Götürüyor”
Sivas merkez ve çevre köylerindeki zararın boyutu her geçen gün daha da netleşiyor. Bölgenin önemli üreticilerinden Mustafa Harput, geçen yılın sonbahar aylarında büyük emek ve yüksek maliyetlerle ektiği, gübrelemesini ve bakımını zamanında yaptığı 70 dönümlük arazisinin bir gecede tanınmaz hale geldiğini söyledi. Hava şartlarının dengesizliğinden ve tahmin edilemez oluşundan dert yanan Harput, tarlasının başında yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Hava şartları tamamen birbirine girdi. Bir saat bakıyorsunuz güneş açıyor, her şey normal görünüyor; bir saat sonra ise aniden bastıran sel suları tarlayı önüne katıp götürebiliyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Gece yatağa yattığımızda sabah tarlayı ne halde bulacağımızı bilemiyoruz.”
Harput’un dile getirdiği bu durum, bölgedeki yüzlerce çiftçinin ortak feryadı haline gelmiş durumda. Sonbahardan beri toprağa yatırılan tohumlar, mazot maliyetleri, gübre ve işçilik giderleri, hasada aylar kala toprağa gömülme riskiyle karşı karşıya.
Hasat Planları Altüst Oldu: Yeşil Biçim Başladı
Normal iklim takvimine göre Sivas ve çevresinde arpa ile yulaf hasadının ağustos veya eylül aylarında yapılması planlanıyordu. Ancak yaşanan son afet, tüm bu planları altüst etti. Yoğun yağış ve fırtınanın etkisiyle tamamen toprağa yatay hale gelen ekinlerin, toprakla temas ettiği için çürüme riski ortaya çıktı. Ürünlerin tarlada tamamen ziyan olmasını engellemek isteyen çiftçiler, çaresizce erken hasat kararı aldı.
Çiftçiler, henüz başakları tam dolmamış, sararmamış arpa ve yulafları yeşil haliyle biçmeye başladı. Tarladan bu şekilde toplanan ürünler, tanelik vasfını yitirdiği için doğrudan saman ve balya haline getirilerek hayvan yemi olarak değerlendirilecek. Bu durum, çiftçinin hedeflediği yüksek kâr marjını tamamen ortadan kaldırırken, sadece edilen zararın bir kısmını amorti etme çabası olarak görülüyor. Yaşanan büyük kayba rağmen metanetini korumaya çalışan üretici Mustafa Harput, “Allah’tan gelene yapacak bir şey yok. Zararımız büyük ama en azından kalan ürünü balya yaparak kurtarmaya çalışıyoruz” diyerek durumun vahametini özetledi.
Zararın Boyutu Dron Kameralarında
Afetin ardından tarım müdürlükleri ekipleri bölgede hasar tespit çalışmalarına başlarken, havzadaki acı tablo havadan çekilen görüntülerle de gözler önüne serildi. Dron ile kaydedilen fotoğraflarda, yan yana uzanan devasa tarlaların adeta birer göle dönüştüğü, rüzgarın vurduğu alanlarda ise ekinlerin düzenli sıralar halinde değil, karmaşık bir şekilde toprağa yapıştığı görülüyor. Yeşil rengini koruyan ancak dik duramayan ekinler, Sivas’taki tarımsal felaketin boyutunu net bir şekilde kanıtlıyor.
Ziraat mühendisleri ve saha uzmanları, Sivas’ta yaşanan bu durumun sadece geçici bir şanssızlık olmadığını, küresel iklim değişikliğinin yerel tarım üzerindeki somut ve yıkıcı bir sonucu olduğunu belirtiyor. Yağış rejimlerinin kayması, ani hava değişimleri ve lokal fırtınalar, önümüzdeki yıllarda da benzer risklerin devam edebileceğini gösteriyor. Uzmanlar, bölge çiftçisinin bu tür afetlere karşı tarım sigortalarını (TARSİM) aksatmaması gerektiğinin altını çiziyor. Sivaslı üreticiler ise şimdi kara kara bu sezonun borçlarını nasıl ödeyeceklerini ve önümüzdeki dönem toprağı yeniden nasıl işleyeceklerini düşünüyor.