Sivas Toprağından Dünya Vicdanına: Hasan Hüseyin Korkmazgil Vefatının 42. Yılı
Sivas’ın çorak topraklarından fışkıran o gür ses, aramızdan ayrılışının 42. yılında hâlâ memleketin fabrikalarında, tarlalarında ve grev halaylarında yankılanmaya devam ediyor. Hasan Hüseyin Korkmazgil, sadece bir şair değil; Anadolu’nun direncini kelimelere döken bir vicdan abidesiydi.
Acıyı Bal Eyleyen Dev: Hasan Hüseyin Korkmazgil
Bugün, Türk edebiyatının toplumcu gerçekçi damarının en güçlü kalemlerinden biri olan Hasan Hüseyin Korkmazgil’in aramızdan ayrılışının 42. yıl dönümü. Bazı isimler vardır ki, takvim yapraklarından düşseler de dillerden düşmezler. Hasan Hüseyin, tam da böyle bir isim; şiiri kağıttan çıkarıp sokağa, emeğe ve insan onuruna taşıyan bir devdi.
Masa Başı Değil, Fabrika Düdüğü Şiiri
Onun dizeleri ütülü salonlarda değil; kömür karasında, nasırlı ellerde ve fabrika düdüklerinin arasında doğdu. Sivas’ın bağrından kopup gelen bu ses, Anadolu insanının sessiz çığlığı oldu. Şiiri ter kokardı, memleket kokardı, en çok da umut kokardı.
Haksızlığa Karşı Bir Çekiç, Yoksula Bir Ana Eli
Hasan Hüseyin’in kalemi, haksızlığın tepesine inen bir çekiç kadar sert; yoksul bir çocuğun başını okşayan ana eli kadar şefkatliydi. O, yenilgiyi kabul etmeyenlerin, “acıyı bal eyleyenlerin” şairiydi.