Sivas’ın eski bayramlarından geriye, bugün sadece hatıralarda yaşayan renkli gelenekler kaldı. Bunlardan biri de, mahalle kültürünün en neşeli ritüellerinden olan “Memmecimin gıliği” geleneğiydi.
Eskiden bayram sabahlarında mahalledeki çocuklar gruplar hâlinde toplanır, ellerine oklavalarını alarak kapı kapı dolaşırdı. “Memmecimin gıliği” diye seslenerek evleri gezen çocuklar, hem bayramın coşkusunu yayar hem de kendilerine ikram edilecek lezzetleri beklerdi.
Evlerde ise bayram hazırlıkları günler öncesinden başlardı. Anneler ve nineler, hamuru özenle yoğurur; yuvarlak şekiller vererek eski davul fırınlarında pişirirdi. Kurabiye benzeri bu geleneksel yiyecek, neredeyse her Sivas evinde yapılır ve bayram ziyaretine gelen çocuklara ikram edilirdi.
Çocuklar için “Memmecimin gıliği” sadece bir tatlı alma geleneği değil, aynı zamanda bayramın en eğlenceli anlarından biriydi. Kapısını açıp ikramda bulunanlara dualar edilir, vermeyenlere ise hafif sitem dolu, şakalaşma niteliğinde sözler söylenirdi. Bu durum, bayramın samimi ve sıcak atmosferini daha da pekiştirirdi.
Günümüzde ise değişen yaşam koşulları ve şehir hayatının etkisiyle bu güzel gelenek neredeyse tamamen unutulmuş durumda. Bir zamanlar mahalleleri şenlendiren çocuk sesleri ve oklava tıkırtıları artık duyulmuyor.
“Memmecimin gıliği”, Sivas’ın kültürel zenginliğini yansıtan, paylaşma ve dayanışma duygularını güçlendiren önemli bir miras olarak hafızalarda yaşamaya devam ediyor. Bu tür değerlerin hatırlanması ve gelecek nesillere aktarılması, geçmişle bağ kurmanın en anlamlı yollarından biri olarak görülüyor.