Sivas Futbolunun Unutulmaz Hikâyesi: Naci Sönmez ve Kaçan Penaltı

0
WhatsApp Image 2026-04-25 at 21.32.01

Sivas futbolunun hafızasında derin iz bırakan isimlerden Naci Sönmez, yalnızca attığı gollerle değil, yaşadığı dramatik bir olayla da anılıyor. Sivasspor’un efsane golcülerinden biri olan Sönmez, kritik bir maçta kaçırdığı penaltının ardından ağır eleştirilerin hedefi olmuş ve uzun yıllar bu olayın yükünü taşımıştır.

Yıllar sonra kaleme aldığı mektup ise yaşananların perde arkasını gözler önüne serdi.

Kritik Penaltı ve Sonrasında Yaşananlar

Sivasspor için büyük önem taşıyan bir karşılaşmada penaltı atışından yararlanamayan Naci Sönmez, bu olayın ardından şehirde yoğun eleştirilere maruz kaldı. Taraftarların tepkisi giderek büyürken, Sönmez bir anda “günah keçisi” ilan edildi.

Yaşananlar sadece sportif bir başarısızlık olarak kalmadı; futbolcunun psikolojisini de derinden etkiledi. Bir süre gözlerden uzak kalan ve Sivas’tan ayrıldığı ifade edilen Sönmez, yıllar boyunca bu olayla anıldı.

Naci Sönmez’in 2013 Yılında Kaleme Aldığı Mektup

Aşağıda, Naci Sönmez’in 2013 yılında yazdığı ve yaşadıklarını kendi ifadeleriyle anlattığı mektup, hiçbir değişiklik yapılmadan bütün hâliyle yer almaktadır:

Sevgili Kardeşim Deniz Kılıç

27.04.1945 senesinde Sivas’ta Kılavuz mahallesinde kerpiçten yapılan 2 odalı bir evde doğdum. İlkokulu 5. sınıfı Kılavuz’daki ilkokulda okudum. Babam DDY memuru idi tayini İstanbul’a çıkınca mecburi olarak İstanbul’a geldik. Komşularımız Naci İstanbul’da taş sopa yoktur bir torbaya doldurur orda lazım olur diye takıldılar  bu anlamı hiç unutmam. İstanbul’a geldiğimizde 2 odalı ahşap bir eve kiraya geldik girdik evimiz Fenerbahçe stadına çok yakındı yaşımda 8-9 arasındaydı o zaman ara sıra mahalle aralarında top oynamaya başladım zaman zaman F.Bahçe’nin antrenmanlarına gider Lefterleri, Naci’leri canlı seyrediyordum F.Bahçe’nin topçusu olacağım diye düşünürdüm.

14-15 yaşlarında mahallemizin takımı Altınordu’da oynadım sonra İnci amatör kümede Demirspor’da oynamaya başladım iyi oynadığım için bana birde iş verdiler. Ondan sonra 2 profesyonel ligde Beylerbeyi’ne transfer oldum. Ondan sonraki sene tekrar Demirspor’a transfer oldum 1 sene orada oynadım.

1967-1968 sezonunda Sivas Spor 2. lige alınınca hiç düşünmeden Sivasspor’a transfer oldum transfer parası olarak 5.000 TL verdiler bu para pula bakmadan imzayı kendi memleketimin takımı Sivas Spor’da oynadım. 1. Lig’deyim neyse maçlar başladı ilk maçımız Kayseri Spor ile başladı stat tıklım tıklımdı Allah’ın yardımıyla o maçı 4-2 kazandık 4 golü ben attım. Sonra Kayseri’ye gittik maçı 1-0 yenikken devre oldu devre arasında çıkan olaylardan dolayı 40 tane hemşerimizi kaybettik şehir olarak takım olarak çok büyük üzüntü yaşadık mekânları cennet olsun.

Bu arada iki takımın sahası kapandı tüm maçlarımızı deplasmanda oynadık zaman zaman futbolcular olarak kamp yaptık otelde parasını cebimizden ödedik ilk sezonumuz olmasına rağmen ligde kalmayı başardık.

Ondan sonraki sezonlarımız daha güzel geçti 1968 sezonundan 1973 sezonuna kadar 4 defa averajla 1 puanla şampiyonluğu kaçırdık. Ben takımın değişmez elemanıydım kaleci hariç her mevkide canla başla çalıştım ekmeğime küfür ettirmemek için kendimi zorladım. Defansta oynamama rağmen ileri çıkarak her sezon bir kaç gol attım.

1973 sezonunda son maçta penaltıyı kaçırdığım için yargısız infaz edilerek fitneye maruz kaldım. Şimdi bütün Sivaslılara soruyorum o sezon bakarsanız oynanan 30 maçın 26’sında sahaya çıkmışım 13 tane gol atarak gol kralı oldum. Şampiyonluğu çekiştiğimiz Adana Demirspor’da oynayan Fatih Terim stoper olmasına rağmen 11 golle arkanda kaldı.

Gelelim Trakya maçına kısaca kısaca düşmüş Sivas’a bile gitmeye cesareti olmayan oyuncular dizine su koyup, gözyaşı döküyordu. Biz ise sahaya çıkıp aslanlar gibi mücadele ettik. Maçın ilk yarısını 1-0 yenik kapattık. O skor bile bize yetiyordu üst penaltıyı ben yapmamıştım yine soruyorum bir gün dünyaya en iyi oyunculardan Maradona olsaydı Aleks alsa aklımıza gelmeyen dünya yıldızları kaçırdı bunları soranlar olacak.

Birkaç sevgisiz gazeteci beni sevmeyen bazı insanların yüzünden hâlâ 45 sene geçmesine rağmen yargılayıp yazıyorlar. Dünyada ahiret de Allah’ın huzurunda insanlar hesaplaşacak kimse suçsuz bir insanı yenmesin tek suçlu Naci Sönmez diye seyircinin önüne koydular ben ne kadar büyük futbolcuymuşum bende olamadım.

Peki bu maçı tam 45 sene geçmesine rağmen nasıl konuşuyorsunuz? Bana para veren ekip Allah kitabı olan söylesin ben o zaman bu futbolcuya şu kadar para verdim desin 40 senelik emek vermiş olan takımı bende tek başıma suçlu olan birlikte sahte büyüten Naci’ye buradan o zaman Adana Demirspor yöneticisine sporcularına da sesleniyorum Allah’ınız kitabınız varsa verdiyse verdim vermediyse vermedim desin.

Taraftarlarımız çocuklarımızdan bu kara lekeyi temizleyelim.

Bu arada sporculuk dönemimizde şu ana kadar bütün takım arkadaşlarımıza ve bana her türlü maddi manevi desteğini esirgemeyen Sivas Spor Başkanlığı yapan Hüseyin Yıldırım abimize sonsuz teşekkür ederim sağ olsun var olsun.

Son söz olarakta maç satan hileci şikeci Sivas Spor’umuza kıyamete kadar başarılar diler saygılarımı sunarım.

Naci Sönmez

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir