SİVAS’TA KADINLARIN YENİ SOSYAL KALESİ: SADECE KADINLARA ÖZEL KAFE VE ANNELER GÜNÜ COŞKUSU
Sivas, tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış, geleneklerine bağlı bir Anadolu şehri. Ancak bu gelenekler bazen kadınların sosyal alanlarını ev ortamıyla sınırlayabiliyor. 30 yaşındaki Merve Yüceyurt’un Sivas’ta hayata geçirdiği girişim, tam da bu sınırları yıkarak kadınlara nefes alabilecekleri, okey oynayıp sosyalleşebilecekleri tamamen özgür bir alan tanıyor.
Erkeklere “Girilmez” Levhası: Bir İhtiyacın Doğuşu
Pek çok Anadolu şehrinde olduğu gibi Sivas’ta da kıraathaneler, okey salonları ve kahvehaneler erkeklerin tekelindedir. Sokaklarda yürürken camların arkasında oyun oynayan, çay içip sohbet eden erkekleri gören kadınların aklından hep şu geçerdi: “Biz neden böyle rahatça bir araya gelemiyoruz?”
Girişimci Merve Yüceyurt, bu soruyu sadece sormakla kalmadı, harekete geçti. Kadınların ev dışında, kapalı kapılar ardında değil, diledikleri gibi eğlenebilecekleri “kadınlara özel” bir mekan kurdu. Mekanın en sert kuralı ise oldukça net: Erkek müşteri alınmıyor. Yanlışlıkla gelen beyler, uygun bir dille geri çevriliyor. Bu durum, başlarda şaşkınlık yaratsa da, kadınlar için “güvenli bölge” imajını perçinleyen en büyük unsur oldu.
Anneler Günü’nde Çiğ Köfte ve Halay Sinerjisi
Bu özel işletme, sadece bir kahvehane mantığıyla değil, bir etkinlik merkezi olarak da çalışıyor. Geçtiğimiz günlerde kutlanan Anneler Günü, bu kafede alışılagelmişin dışında bir coşkuyla karşılandı. Anneler, ev işlerinin ve gündelik yorgunlukların stresini, yoğrulan çiğ köfteler ve çekilen halaylarla attı.
Annelerimizin yorgunluğu sadece fiziksel değil, aynı zamanda zihinseldir. Evin yönetimi, çocukların bakımı ve bitmeyen sorumluluklar arasında kendilerine vakit ayırmaları lüks gibi görülür. Merve Yüceyurt, etkinliğin amacını şu sözlerle özetliyor: “Annelerimizin yorgunlukları ömür boyu bitmiyor. Onların bir nebze olsun kafa dağıtmasını istedik.”
“Erkekleri Kıskanıyorduk” Diyen Kadınların Sesi
Kafeye gelen müşterilerin ortak bir serzenişi var: Eşitsiz sosyalleşme. Bir müşterinin “Erkekler kahveye gittiği zaman onları kıskanıyorduk” ifadesi, aslında toplumsal bir gerçeği gözler önüne seriyor. Kadınlar için sosyalleşmek demek, ya günlerde bir araya gelmek ya da birbirinin evine misafirliğe gitmekti. Ancak ev, kadın için yine “iş” ve “hizmet” demektir. Kafeye gelen bir anne, orada sadece bir misafir, bir oyuncu veya sadece bir insan olmanın tadını çıkarıyor.
Kafede sadece oyun yok; sıra geceleri, renk partileri ve el işi günleri gibi tematik etkinlikler de düzenleniyor. Bu çeşitlilik, mekanı sadece bir “oyun salonu” olmaktan çıkarıp bir “kültür ve dayanışma merkezi” haline getiriyor.
Merve Yüceyurt’un açtığı bu yol, Türkiye’nin diğer illerine de örnek olacak nitelikte. Kadınların kendilerini huzurlu hissettiği, “Görenler şaşırıyor” denilse de aslında çoktan olması gereken bu tür mekanlar, toplumsal refahın bir göstergesidir. Anneler Günü gibi özel günlerde bu mutluluğu zirveye taşımak ise, işletmenin sadece ticari bir amaç gütmediğinin, ruhu olan bir mekan olduğunun kanıtı.
Sivas’ta başlayan bu değişim dalgası, kadınların “biz de buradayız” demesinin en eğlenceli ve en samimi yolu olarak tarihe geçiyor.