Mahmut Arıkan’dan “Ne Alaka” Çıkışı: Siyasette Değer İstismarı Tepkisi
Saadet Partisi Lideri Mahmut Arıkan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal sorunların, iktidar ve muhalefet tarafından milli-manevi değerler kullanılarak örtbas edildiğini savundu. Arıkan’ın hedefinde, somut eleştirilere ideolojik sloganlarla cevap verilmesi vardı.
“Deterjan Diyoruz, Bayrak İnmez Diyorlar”
Konuşmasında yolsuzluk ve israf iddialarına değinen Arıkan, hükümet kanadından gelen cevapları eleştirdi. Bir bakanın kendi bakanlığına ürün satması gibi somut iddiaları dile getirdiklerinde “Bayrak inmeyecek” cevabıyla karşılaştıklarını belirten Arıkan, Tarım Kredi Kooperatifleri’ndeki zarar tablosunu sorduklarında ise konunun “Ezan susmayacak” noktasına çekildiğini ifade etti. Vatandaşın mutfağındaki yangını, domatesin taneyle alınmasını eleştirdiklerinde aldıkları “Gerekirse soğan yeriz ama vatanı böldürtmeyiz” cevabına ise genç kuşakların diliyle tepki gösterdi: “Tamam da kanka ne alaka?”
Muhalefete de Sert Eleştiri: “Laiklik Kalkanı”
Arıkan’ın eleştiri oklarından ana muhalefet partisi de nasibini aldı. Belediyelerdeki yönetim hataları, rüşvet iddiaları ve şantaj kasetleri gibi konular gündeme geldiğinde muhalefetin de benzer bir refleksle “Türkiye laiktir, laik kalacak” veya “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganlarına sığındığını söyledi. Arıkan, bu durumun da tıpkı iktidarın tutumu gibi gerçek soruları cevapsız bıraktığını ve değerleri istismar ettiğini vurguladı.
“Değerlerimiz Kirli İşlerinizin Kalkanı Değildir”
Siyasi nezaketin ve dürüstlüğün önemine dikkat çeken Arıkan, ne milli değerlerin ne de tarihi şahsiyetlerin siyasetçilerin “ayıplarını örtmek” için kullanılamayacağını belirtti. Seçmenin güvenini boşa çıkaran, temsil ettiği makamı istismar eden ve karanlık ilişkiler içinde olan her aktörün bu millete borcu olduğunu ifade etti. Arıkan konuşmasını, “Siyaseti bu zihniyetten arındıracağız ve daha az kötünün değil, daha çok iyinin yarışını başlatacağız” sözleriyle noktaladı.
Bu çıkış, sosyal medyada ve siyasi kulislerde geniş yankı bulurken, toplumun büyük bir kesiminin siyasetteki “popülist ve slogancı” dilden duyduğu rahatsızlığı da temsil etmiş oldu.
kaynak: habertüzdeyüz