Sivas’ta Kavurucu Sıcaklar Başladı: Dünyaca Ünlü Kangal Köpekleri Serinlemek İçin Çukur Kazıyor

0
66b5d519fb2a0d0bc9e80b57

Sivas’ın en önemli marka değerleri arasında ilk sırada yer alan, heybetli görünüşleri ve asil duruşlarıyla bilinen dünyaca ünlü Kangal köpekleri, son günlerde bölgede etkili olan aşırı sıcak havalar nedeniyle zor günler geçiriyor. Anadolu’nun dondurucu kış şartlarına, sıfırın altındaki sıcaklıklara karşı gösterdikleri yüksek dirençle tanınan bu özel ırk, yaz aylarında ise tam tersi bir sınav veriyor. Termometrelerin 35 dereceyi ve üzerini gösterdiği kentte, sıcaktan bunalan Kangallar çareyi doğalarından gelen ilginç bir yöntemde buldu. Kendilerine ait özel alanlarda, gölgelik alanlar veya modern kulübeler bulunmasına rağmen Kangal köpekleri, tamamen içgüdüsel bir refleksle toprağı kazarak serinlemeye çalışıyor.

Hava sıcaklığının mevsim normallerinin üzerine çıkmasıyla birlikte, Sivas’taki yetiştirme çiftliklerinde ve kırsal alanlarda ilginç görüntüler ortaya çıkmaya başladı. Güçlü pençeleri sayesinde sertleşmiş toprağı bile rahatlıkla eşeleyen köpekler, derinliği yer yer bir metreyi bulan çukurlar açıyor. Yüzeydeki sıcak tabakayı tamamen bertaraf ettikten sonra, toprağın alt katmanlarında yer alan nemli ve serin bölgeye ulaşan hayvanlar, günün en sıcak saatlerini bu çukurların içinde yatarak geçiriyor. Uzmanlar, bu durumun Kangalların biyolojik yapılarıyla doğrudan ilişkili olduğunu ve aşırı sıcaklardan korunmak için geliştirdikleri en doğal savunma mekanizması olduğunu belirtiyor.

“Hava Sıcaklığı Artınca Kulübe Yerine Toprağın Altını Seçiyorlar”

Konuyla ilgili önemli değerlendirmelerde bulunan Sivas Doğal Irk Kangal Köpeği Sevenler ve Koruyanlar Derneği Başkanı ve aynı zamanda deneyimli bir köpek yetiştiricisi olan Orhan Yalçınkaya, Kangal köpeklerinin iklim koşullarına adaptasyon yeteneğinin yüksek olduğunu ancak mevcut sıcaklıkların sınırları zorladığını ifade etti. Yalçınkaya, tesislerde her köpeğin güneşten korunabileceği geniş ağaç gölgeleri ve yalıtımlı kulübeleri bulunduğunu, buna rağmen hayvanların ısrarla toprağı kazmayı tercih ettiğini vurguladı.

Yalçınkaya, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Kangal köpekleri, normal şartlarda karasal iklimin getirdiği zorlu hava koşullarına uyum sağlayabilen son derece dayanıklı canlılardır. Ancak şu anda kent genelinde hissettiğimiz sıcaklıklar 35 derecenin üzerinde seyrediyor. Bu durum, kalın kürk yapıları nedeniyle onları olumsuz etkiliyor. Dikkat ederseniz, önlerinde hazır gölgelik alanlar ve kulübeler olduğu halde hayvanlar gidip 1 metrelik çukurlar kazıyorlar. Çünkü toprağın altındaki ısı, yüzeye ve havaya oranla çok daha düşüktür. Çukurdaki o serin ve nemli toprağın üzerine yatarak vücut ısılarını dengelemeye çalışıyorlar. Bu tamamen içgüdüsel ve iklimle alakalı bir durumdur.”

Kış aylarında da tam tersi bir durumun yaşandığını hatırlatan Orhan Yalçınkaya, “Bu köpekler kışın dondurucu soğuklarda, kar yağışının altında ısınmak için karda yatmayı severler. Post yapıları buna uygundur. Yazın ise aşırı ısı artışı nedeniyle serinlemek isterler. Normal yıllarda da toprakta kendilerine yatma yerleri yaparlardı ama bu sene ısının çok ani ve aşırı seviyede artması sebebiyle, derinliği 1 metreyi geçen adeta tünel benzeri çukurlar kazarak kendilerini koruma altına almaya çalışıyorlar” diyerek durumun ciddiyetini özetledi.

Doğal Yaşamın İçgüdüsel Mühendisleri: Kangallar

Kangalların bu davranışı aslında doğada yaşayan pek çok memeli hayvanın başvurduğu bir yöntem olsa da, evcil ve koruma odaklı bir köpeğin bu denli derin yapılar oluşturması görenlerin ilgisini çekiyor. Köpeklerin ter bezleri sadece patilerinin altında bulunduğu için, insanlar gibi terleme yoluyla vücut ısılarını düşürme imkanları oldukça kısıtlıdır. Bu nedenle hızlı hızlı soluyarak (pantolon refleksleri ile) ağız yoluyla ısı transferi yapmaya çalışırlar. Ancak hava sıcaklığı kendi vücut sıcaklıklarına yaklaştığında bu yöntem de yetersiz kalır. İşte bu noktada Kangalların güçlü pençe yapıları ve yüksek zekaları devreye giriyor. Toprağın yalıtım özelliğini keşfeden bu canlılar, kazdıkları çukurlar sayesinde adeta kendilerine doğal bir klima ortamı yaratıyorlar.

Sivas’taki uzman veteriner hekimler de bu dönemde köpek sahiplerini ve yetiştiricilerini dikkatli olmaları konusunda uyarıyor. Özellikle günün en sıcak saatleri olan 11.00 ile 16.00 arasında köpeklerin doğrudan güneş ışığına maruz bırakılmaması gerektiği ifade ediliyor. Kangalların bu şekilde çukur kazarak serinlemesinin sağlıklı bir içgüdü olduğu, ancak bu çukurların içinde uzun süre hareketsiz kalan hayvanların su tüketimlerinin de yakından takip edilmesi gerektiği belirtiliyor. Yetiştiricilerin, köpeklerin yaşam alanlarında her zaman taze, temiz ve serin su bulundurması hayati önem taşıyor. Eğer imkan varsa, günün belirli saatlerinde köpeklerin patilerinin ve karın bölgelerinin hafifçe ıslatılması da sıcak çarpması riskini ciddi oranda azaltacaktır.

Sivas’ın simgesi olan bu asil hayvanların, doğanın getirdiği zorluklarla kendi yöntemleriyle mücadele etmesi, onların neden “dünyaca ünlü bir marka” olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Doğal yaşam alanlarında sergiledikleri bu muazzam adaptasyon yeteneği, Kangalların sadece fiziksel güçleriyle değil, çevreye uyum sağlama zekalarıyla da ne kadar özel bir köpek ırkı olduğunu gözler önüne seriyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir