SİVAS SOKAKLARININ UNUTULMAZ EFSANELERİ: ÜÇGEN VE KUYU OYUNLARI

0
WhatsApp Image 2026-05-20 at 15.24.49

Toprak Zeminde Kıyasıya Rekabet: Geleneksel Üçgen Bilye Oyunu

Sivas’ın mahalle kültüründe derin izler bırakan misket (bilye) oyunlarının başında “Üçgen” gelir. Toprağa çizilen bir üçgenin içine konulan misketlerin, uzaktan yapılan hassas atışlarla dışarı çıkarılmasına dayanan bu geleneksel sokak oyunu, çocukların strateji ve yeteneklerini yarıştırdığı bir arenadır. Genellikle 2 ila 4 oyuncu arasında oynanan oyunda temel amaç, üçgen içindeki bilyeleri vurup dışarı çıkararak kazanmaktır. Dışarı çıkarılan her bilye, atışı yapan oyuncunun hanesine yazılır.

Oyunun kuralları ve oynanış sırası ise şu şekildedir:

  • Hazırlık: Toprak zemine belirgin bir üçgen çizilir. Oyuncular, üzerinde anlaştıkları sayıda bilyeyi üçgenin köşelerine ve iç kısmına özenle yerleştirir.

  • Sıralama (Kale Çizgisi): Üçgenden yaklaşık 3-4 metre uzağa bir “kale çizgisi” çekilir. Oyuncular, kendi atış bilyeleriyle bu çizgiye doğru atış yapar. Çizgiye en yakın mesafede bilyesini durduran oyuncu, oyuna ilk başlama hakkını elde eder.

  • Oyunun Başlaması: Oyuncular sırayla kale çizgisinin arkasına geçerek üçgenin içindeki bilyelere doğru kendi atış bilyelerini fırlatır. Üçgen dışına çıkarılan her bilye, o oyuncunun ödülü olur.

  • Kritik Kural: Eğer oyuncunun attığı bilye (baş) üçgenin içinde kalırsa veya içerideki bir bilyeyi vurmasına rağmen kendi bilyesi de içeride takılırsa, oyuncu bilyesini orada bırakmak zorundadır ya da o turluk sırasını savmış sayılır.

  • Bitiş: Üçgenin içindeki tüm bilyeler tükendiğinde veya oyuncular oyunu sonlandırmak istediğinde mücadele biter. Heybenin (veya cebin) en çok bilye dolduranı oyunun şampiyonu ilan edilir.

Usta Oyuncuların Sırrı (Atış Bilyesi / Baş): Oyuncuların atış yapmak için kullandığı, diğer misketlere göre daha büyük, ağır ya da kendileri için manevi olarak değerli olan bilyeye “baş” denir. Bu oyunların vazgeçilmez adresi ise bilyelerin kontrolsüzce savrulmadığı ve daha rahat nişan alınabildiği düzgün toprak zeminlerdir.

Sivas’a Özgü Bir Mühendislik: 5 Kuyulu “Cıncık” Stratejisi

Türkiye’nin birçok ilinde “Kuyu” veya “Çukur” oyunu farklı kurallarla ve farklı alan tasarımlarıyla oynanır. Diğer şehirlerde toprağa tek bir kuyu açıp bilyeyi 2-3 metreden içeri düşürmek yeterliyken; Sivas’ta bu oyun adeta bir strateji dehasına dönüşür. Sivas’ın geleneksel kuyu oyununda, toprak zeminde arada 1, kenarlarda ise 4 olmak üzere toplamda 5 kuyu bulunur.

Sivas usulü kuyu oyununda ilk atışlarda merkezdeki kuyuya bilyesini en çok yaklaştıran oyuncu, ilk hamleyi yapma hakkını kazanır. İlk atışların ardından heyecan fırtınası başlar; oyuncular sırasıyla 1, 2, 3 ve 4 numaralı kuyulara bilyelerini en kısa sürede düşürerek yeniden merkezdeki ana kuyuya ulaşmak için uğraşır. Bu sırada diğer oyuncular boş durmaz; kendi sıraları geldiğinde rakibin bilyesini kuyulardan uzak tutmak için taktiksel atışlar yaparlar. Rakip bilye hedef dışına itilince, sıradaki oyuncu hızla kendi kuyularını tamamlamaya çalışır. Rakibi saf dışı bırakmak için yapılan “vurarak uzaklaştırma” hamleleri, oyunun en büyük ustalık göstergesi ve galibiyetin anahtarıdır.

Genel Çukur Kuralları ve Misketleri Toplama Sanatı

Sivas’ın bu kendine has 5 kuyulu sisteminin yanında, oyunun temel dinamikleri toprak zeminde ceviz büyüklüğünde açılan küçük çukurların kontrolüne dayanır. Atışlar esnasında oyuncuların temel hedefi, bilyeyi çukura tam isabetle sokmak ya da çukura en yakın noktada konuşlandırmaktır. Çukura en çok bilye sokmayı başaran (veya bunu ilk yapan) oyuncu, oyun sahasının kontrolünü eline alır.

Gücü ve kontrolü eline alan oyuncu, oyun sahasındaki diğer rakiplerin bilyelerini vurmaya başlayarak onları oyun dışı bırakmaya çalışır. Hem çukurları başarıyla tamamlayan hem de saha genelinde en çok rakip bilyeyi vurarak saf dışı bırakan oyuncu, günün sonunda sokaktaki tüm misketleri toplayarak büyük zaferin sahibi olur.

EDİTÖR:MAHMUT ERDOĞAN

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir