SİVAS’IN TARİHİ KESİK KÖPRÜ’SÜNDEKİ GİZEMLİ KİTABENİN SIRRI ÇÖZÜLDÜ
Osmanlı Dönemindeki Dev Onarımın Canlı Şahidi: Mermer Levha Ne Anlatıyor?
Sivas’ta Kızılırmak üzerinde yükselen tarihi Kesik Köprü’nün üzerinde yer alan mermer kitabe, sıradan bir taş olmanın ötesinde, geçmişe ışık tutan oldukça kıymetli bir tarihi belge niteliği taşıyor. Bu tarihi mermer levha, köprünün Osmanlı döneminde geçirdiği büyük ve hayati bir onarımın hikayesini günümüze taşıyor. İki sütun halinde, şiir (manzum) şeklinde ve Nesih-Talik kırması bir hat sanatı ile yazılan Osmanlı Türkçesi metin, zamanla bazı yerleri aşınmış olsa da genel anlamı ve kime ait olduğu yönüyle net bir mesaj içeriyor.
Kitabe, 19. yüzyılın sonlarında (1880’ler) Sivas Valiliği yapan, “Gidemediğin yer senin değildir” sözüyle zihinlere kazınan ünlü Vali Halil Rifat Paşa dönemini anlatıyor. Köprünün harap olmuş halinin devlet ve halk iş birliğiyle nasıl yeniden ayağa kaldırıldığını aktaran kitabenin günümüz Türkçesiyle özeti ise tam olarak şu şekildedir:
“Büyük nehirlerin (Kızılırmak’ın) coşkun suları bu tarihi köprüyü harap etmiş, üzerinden geçişi imkansız hale getirmişti. Zamanın Sivas Valisi, merhametli ve gayretli Halil Rifat Paşa Hazretleri bu duruma seyirci kalmadı. Onun önderliğinde, hayırsever halkın ve devletin desteğiyle köprü yeniden sağlam bir şekilde inşa edildi. Allah bu hayra vesile olanlardan razı olsun ve bu eseri kalıcı kılsın. Köprünün yapılış tarihi de bu mısralarla sabitlendi.”
Kitabenin son satırlarında, dönemin geleneğine uygun olarak ebced hesabı ile onarımın tamamlandığı Hicri tarih (muhtemelen H. 1302 / M. 1885 civarı) not düşülmüştür.
Yüzyıllara Meydan Okuyan Geçmiş: Selçuklu’dan Osmanlı’ya Kesik Köprü
Her ne kadar üzerindeki kitabe Osmanlı dönemine ait bir büyük onarımı anlatsa da Kesik Köprü, asıl olarak çok daha eski bir Anadolu Selçuklu eseri olarak tarihe adını yazdırmıştır. Sivas’ı güneye, yani Kayseri ve Malatya yönüne bağlayan tarihi ticaret yolu üzerindeki en önemli geçiş noktalarından biri olan köprü, kronolojik olarak şu iki büyük döneme ev sahipliği yapmıştır:

-
İlk İnşa (Selçuklu Dönemi – 13. Yüzyıl): Köprü ilk olarak 1292 yılında Selçuklular tarafından inşa edilmiştir. Toplamda 17 kemerden oluşan ve iki ayrı bölüm halinde yükselen bu yapı, Kızılırmak’ın zaman içinde yatak değiştirmesi veya nehir kollarının durumuna göre iki parça halinde tasarlandığı için halk arasında ve mimari literatürde “Kesik Köprü” adını almıştır.
-
Osmanlı Dönemi ve Halil Rifat Paşa: Yüzyıllar boyunca Kızılırmak’ın azgın suları ve arkası kesilmeyen seller köprüye çok büyük zararlar verdi. İşte köprü üzerinde fotoğrafı çekilen bu mermer kitabe, Sivas’a yaptığı yollarla efsaneleşen Vali Halil Rifat Paşa’nın 1880’lerde burayı adeta sıfırdan farksız olacak şekilde kapsamlı bir tamirattan geçirdiğinin en somut kanıtıdır.
Taş İşçiliğinin Zirvesi: Anadolu Selçuklu Mimarisinin En Nadide Örneği
Kesik Köprü, tamamen kesme taştan yapılmış olup Selçuklu köprü mimarisinin ve mühendisliğinin günümüze ulaşan en muazzam, en güzel örnekleri arasında gösterilmektedir. Yapının genelindeki asalet, estetik ve sağlamlık, o dönemin mimari dehasını gözler önüne seriyor.
Kitabenin köprü üzerinde yer aldığı nokta ve bu levhanın etrafını çevreleyen göz alıcı taş işçiliği, köprünün yüzyıllar boyunca ne kadar çok bakım gördüğünü, üzerine ne kadar titrendiğini açıkça kanıtlıyor. Bu ince detaylar, Kesik Köprü’nün ticaret, ulaşım ve askeri lojistik açısından Sivas için tarih boyunca ne denli hayati ve vazgeçilmez bir öneme sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Kesik Köprü üzerindeki bu mermer levha, Osmanlı döneminde köprünün geçirdiği büyük bir onarımı anlatarak geleceğe miras kalmaya devam ediyor.
EDİTÖR:MAHMUT ERDOĞAN